31 Ağustos 2014 Pazar
Yok ki bir şeyim satayım
Anlatacağım da henüz afyonum patlamadı. Sabah 08.15. Çok açım.Nedir ahretliğim benim bu 08.00 mesaisi ile başlayan işlerle ilgili kısmetsizliğim. 09.00 da başlasana değil mi?
Arabayla gelmedim sabah. 06.00 da kalktım 06.30 da yola çıktım. Anca. Göktürk'ten 4.Levent otobüsüne bindim.4 Leventte inip minibüse bindim Ertuğrul sitesinde de indim.Oradan da tabanvay. Hoş sen o yolu iyi bilirsin.
Hafta sonu düğündeydik. Demiş ki beni dışlıyorlar. Dedim ki 5 yıldır neredeymiş. Koskoca 5 yıl ahretliğim. Uzun gelmediyse gözüne koskoca 60 ay ahretliğim. O da mı olmadı yaklaşık 1800 gün ahretliğim. Daha geçen gün dememiş miydi kendimi Ferrari'sini satan bilge adam gibi hissediyorum diye...
Ay dur şimdi bırakayım bunları.Babam geldi. Elinde de simit. İnsanın ne varsa ahretliğim ailesinde var. Simit kelimesini yazarken ellerim titredi.
Yanılıyorsam düzelt sarışına hamile iken nasıl canım lahmacun çekiyor bir bilsen dediğini unutamam.Yoksa kızıla mıydı? Ahretliğim hafızam ürkütüyor artık beni. Neyse Orlando'ya gittiğinizde lahmacun yediğin gün kendim yemiş kadar mutlu olmuştum. Bu zamana kadar sana hiç söylemesem de memlekete ait bir şey özellikle yiyecek-içecek yazdığımda kırk kere düşünürüm. Siler-yazarım, siler-yazarım aynı şu an simit kelimesini sildiğim-yazdığım gibi.
İşe dönmeden önce kantinci Erol'u arayayım da bana nescafe getirsin. Kafam sepet gibi. Aaaa geçen gün seni sordu biliyor musun? Hemşerim neden gelmiyor dedi. Gelemez dedim. Neden dedi. Çünkü bizim aramızda koskoca bir okyanus var.
29 Ağustos 2014 Cuma
14 Nisan 2014 Pazartesi
Hangi Yüzle
Ahretliğim bu sefer dedim. Elindekinin kıymetini hiç bilmiyorsun dedim. Nasıl koşturduğumuzu gördüğün halde görmemeyi seçiyorsun dedim. Bir insan nasıl bu kadar memnuniyetsiz olur anlamam.
Bana ne dedi biliyor musun ben sizden bekliyorum ama sizde de iş yok ki dedi. Benim canım annem ömründen, yaşantısından, planlarından çalsın sırf ben rahat edeyim diye ama o ne desin benden bekliyormuş. Soruyorum ahretliğim hangi yüzle...
Bana ne dedi biliyor musun ben sizden bekliyorum ama sizde de iş yok ki dedi. Benim canım annem ömründen, yaşantısından, planlarından çalsın sırf ben rahat edeyim diye ama o ne desin benden bekliyormuş. Soruyorum ahretliğim hangi yüzle...
18 Mart 2014 Salı
23 Ocak 2014 Perşembe
31 Ağustos 2013 Cumartesi
Nedir tatil?
Ahretligim sen de dahil herkes tatilde. Su anda ablam Eskisehir - Kutahya gezisinde teyzemin kiziyla. Ben en son ne zaman tatile ciktim diye dusunmeye basladim ister istemez... Turkiye'ye gocumuz tatil degildi, buraya donusumuz de oyle. Burda yasarken 2007 yilinda Turkiye'ye gidisimiz tatil miydi? Biraz annemlerde kal, biraz kayinvalidemlerde, cocuklari birakip gezememe, bol hastalik... Yok benim anlayisima gore o da tatil degildi. 3 gunluk Malta kacisim? Yok, o da degildi. Bir kere agir grip geciriyordum. Yutkunmam bile aci veriyordu. Bir kez yuruyuse cikmak disinda evin disina cikmadim, Mary ile vakit gecirdik surekli konusarak. Bu da tatil degil. Nedir tatil? Bir kere kosturmamak ! Bol zaman, yan gelip yatma, yeni yerler gorme, havuz kenarinda kitap okuma... Yunanistan gezisini tatilden sayabilir miyim? Bak bir anda 2004'e kadar geri gittim. Kostura kostura tur rehberinin pesinde... evet yine de sayabilirim tatilden Yunanistan gezisini.
Fransa'dayim Champs-Élysées'de. Cafe'de oturuyoruz senle karsilikli. Ben sallandiriyorum suratimi meymenetsiz bir sebepten dolayi. Sen 'amaaaan' diyorsun yuzunu caddeye donerek, 'bosversene' diyorsun. Bosveriyoruz birlikte...
20 Ağustos 2013 Salı
Cift vardiya beni de zorluyor...
Ahretligim, dun birine, cok iyiyim, cok mutluyum, dedim, bugun dibe vurdum. Soyle bakayim benim bu cenemin hali ne olacak?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



